Mehdi'nin Çıkış Alametleri
Kur’an-ı Kerim'in çeşitli ayetlerinde geleceğe yönelik haberlerin verildiği ve bunların doğruluğunun ileride anlaşılacağı bildirilmektedir. Bu haberlerin ne olduğu ise açıkça belirtilmemektedir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim'in indirildiği devirde teknik imkansızlik sebebiyle doğruluğunun anlasşımasına imkan olmayan bilimsel ayetler olabileceği gibi, kıyamet alametlerini haber veren ayetler de olabilir.
Kur’an-i Kerim’de, Mehdi ve Islamın Dünya Hakimiyeti ile ilgili sadece işari manada ayetler bulunmaktadir.
Tüm bunlarin ışıği altında, hadislerden ve rivayetlerden derlenen bilgilerle birlikte, işari manadaki ayet mealleri de alınarak, son zaman elçisinin çıkış alametleri aşağıdaki sıraya göre incelenecektir.
Mehdi'den Önceki Ortam
Ibni Münavi, "Melahim"de Hz. Ali'den tahric etti:
Kıyamet yaklaştıgı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem ve Arab milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman ,66)
Kıyamet yaklaştıgı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem ve Arab milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman ,66)
Yukarıdaki hadis-i şerif Hz. Mehdi'nin çıkışından önce müminlerin kalblerinin (imanlarının-itikadlarının) zayıflayacağını ve buna sebep olan hadiseleri haber vermektedir.
- Ölüm: Anarşi ve yaygın katliamlar neticesinde halkın can güvenliğinin kalmaması ve bunun meydana getirdiği tedirginlik ortamı.
- Açlik: Hayat pahalılığı sebebiyle meydana gelen geçim sıkıntısı.
- Fitneler: Haramların (içki, fuhuş, faiz, kumar, rüşvet...) alabildiğince yaygınlasması ve helallerin, haramlarla karıstırıilması.
- Sünnetlerin kaybolmasi: Resulullah (s.a.v.) efendimizin sünnetlerinin bir kısmının unutulması, bir kısmının da zorla uygulanamaz hale getirilmesi.
- Bid'atlarin ortaya çıkması: Dinin aslında olmadığı halde, sonradan ortaya çıkariıan adetlerin dinin esaslarıymış gibi kabul edilmesi.
- "Emr-i bil maruf, nehy-i anil münker" imkanlarının kaybolması: İyiliğin emredilmesi ve kötülüğün engellenmesi, kısacası tebliğ imkanının kaybolması ile meydana gelen boşluk.
Hayat Pahalılığının Artması
Mehdi’nin çıkışından hemen önceki devrin özelliklerinden bir tanesi de; hayat pahalılığının ve geçim sıkıntısının artmasıdır. Ticari hayattaki sıkıntılar beraberinde yoksulluğu ve hatta açlığı da getirecektir. Darlık yıllarının yaşanacağı bu dönemde fakirler daha da fakirleşirken, zenginlerin malı mülkü katlanarak artmaktadır. Hadislerde Altın Çağ’dan hemen önceki devrin bu özelliği şöyle vurgulanır:
Fakirler çoğalacak.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.457)
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.457)
Mehdi çıkmadan önce Magrip’te karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak.
(Ölüm -Kıyamet -Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.440)
(Ölüm -Kıyamet -Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.440)
İbni Münavi, "Melahim"de Hz. Ali'den tahric etti: Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkmasi, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-i Hak sünnetleri ihya eder.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 66)
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 66)
İşari manada ayet mealleri:
İnsanlar 95. seneye kadar malik olacak, yani işleri iyi gidecek, 97 veya 99. senede mülkleri zail olacak.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 54).
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 54).
Bu hadiste Mehdi'nin çıkışının öncesinde dünya üzerinde nasıl bir ekonomik durum olacağı anlatılmaktadır.
Hadisteki "95. sene" şeklindeki ifade ile 1995 yılına dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. 1995 yılı insanların nispeten daha müreffeh bir yaşam sürdükleri, yaşam koşullarının çok zorlaşmadığı bir dönemdir. Hadiste bu yıl içinde "işlerin iyi gideceği" haber verilmektedir. Yani bu dönemde insanlar yaşamlarını idame ettirebilecek bir gelire sahiptirler ve hala mülk edinebilecek kadar zengindirler.
Ancak 1997-1999 yılları ekonominin çok kötüleştiği, fakirliğin ve yokluğun arttığı bir dönemdir. Bu yıllar arasında malın ve mülkün değeri kalmayacaktır. İşte bu şiddetli fakirlik ve kıtlık döneminin ardından Mehdi çağı başlayacak ve insanları bolluk ve berekete kavuşacaktır. Mehdi çağında, dünya üzerinde çok büyük bir zenginlik ve refah hakim olacaktır.
Fitnelerin Çoğalması
Fitne: İnsanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikattan ayıracak şeyler.
Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise.. küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir. Mektubat-i Rabbani, 2-259
Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralağında gelecek.
Mektubat-i Rabbani 2-258
Magrib'de de karışıklıklar, fitneler ve korku olacak açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak.
Ölüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 440
Namazların zayi edilmesi, haram olan şeylerin helal sayılması, rüşvetlerin alınması, boşananların çoğalması, zina fiillerinin yayılması, şarkıcı kızların yetiştirilmesi, yalancı şahitlerin çoğalması... da kıyamet alametlerindendir.
Ölüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametler, 455
Ölüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametler, 455
Asagidaki hadis-i şerif de fitnenin her tarafa yayılacağına işaret etmektedir:
Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir.
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23
Haramların Helal Sayılması
Ibni Ebi Seybe, Ebi Celd'den tahric etti, O dedi ki:
Bir fitne görülür, bunu diger fitneler takib eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatısmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi'ye evinde otururken gelecektir.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,26
Bir fitne görülür, bunu diger fitneler takib eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatısmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi'ye evinde otururken gelecektir.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,26
Hz. Mehdi , bütün haramların helal sayıldığı büyük bir fitneden sonra çıkacaktır.
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23
Bir tevili sudur ki: Silahlarin kullanıldığı, öldürme olayların vuku bulduğu bir anarşi dönemi haber verildikten sonra, Allah'u Teala'nın haram kıldığı bütün fiillerin insanlar tarafından helal olarak gösterilmeye çalışılacağı işaret ediliyor. Fuhuş, kumar, içki, faiz, rüşvet gibi birçok fiil, haram edilmelerine rağmen günümüzde halkın büyük bir çoğunluğu tarafından ve giderek artan bir oranda işlenmektedir. Yapılan istatistikler artışın, dünyanın tarihinden bu yana ilk defa bu boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Allah'ın Açıkça İnkar Edilmesi
Alenen ve apaçık Allah Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi (a.r.) gelmez.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 27
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 27
Bir tevili şudur ki:
Bu hadiste o devirde bir çok inançsız insanın bulunacağına ve ayrıca onların bu inkarlarını basın yoluyla herkese göstererek açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir. (Allahualem)
Bu hadiste o devirde bir çok inançsız insanın bulunacağına ve ayrıca onların bu inkarlarını basın yoluyla herkese göstererek açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir. (Allahualem)
Müslümanlara Baskının Artması
Ahir zamanda ümmetimin başına, sultanlarından şiddetli belalar gelir, öyle ki yerler müslümanlara dar gelir. O zaman Allah, daha önce zulümle dolu olan dünyayi adaletle dolduran Benim soyumdan birisini gönderecektir.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir zaman , 12
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir zaman , 12
Yemin ederim ki bu ümmete öyle (siddetli)belalar gelecek de, kişi zulümden gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak bir yer bulamayacaktır. Öyle sıkıntılı bir sırada Allah Teala akrabamdan benim hanedanımdan bir kimseyi gönderecek.
Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.437
Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.437
Dünyanın Herc-ü Merc İçinde Kalması
Tabarani, Kebir isimli eserinde Ebu Naim ise Ali Hilal'den tahric ettiler.
Resulullah (s.a.v.) Hz. Fatma'ya şöyle buyurdu:
Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücüm ettiğinde, büyük, küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında; Allah, bu sırada onlardan adavetin kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir. Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 12
Resulullah (s.a.v.) Hz. Fatma'ya şöyle buyurdu:
Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücüm ettiğinde, büyük, küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında; Allah, bu sırada onlardan adavetin kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir. Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 12
Herc-ü Merc: İnsanlar arasında meydana gelen fitne, fesad darmadağınık karmakarışık allak bullak
Bir tevili şudur ki:
Bu hadis-i şerifte belirli bir yer tarif edilmeyip, herc-ü merc'in dünyanın her tarafında yayılacağına işaret edilmektedir. Gerçekten de hadisin tarif ettiği bir şekilde bugün dünyanın beş kıtasında büyük kargaşalıklar, savaşlar, katliamlar ve terör olayları cereyan etmektedir.
Bu hadis-i şerifte belirli bir yer tarif edilmeyip, herc-ü merc'in dünyanın her tarafında yayılacağına işaret edilmektedir. Gerçekten de hadisin tarif ettiği bir şekilde bugün dünyanın beş kıtasında büyük kargaşalıklar, savaşlar, katliamlar ve terör olayları cereyan etmektedir.
İran - Irak Savaşı
Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak.
Kıyamet Alametleri, 166
Kıyamet Alametleri, 166
Bir tevili şudur ki:
Şevval ayında ayaklanma...
Burada İran'da Şah'a karşı olan ayaklanmaya dikkat çekiliyor. İlk ayaklanma Hadis'in işaret ettiği 5 Şevval 1398 - 8 Eylül 1976'de olmuştur.
Zilkade'de harp konuşmalar ve Zilhicce'de ise harp vaki olacak.
Burada İran-Irak arasındaki savaşa dikkat çekiliyor. Hicri 1400 Zilhicce 1980 Ekim ayinda İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı.
Onlarla Mevali maddesi de gelecek..."Mevali maddesi nedir ey Allah'ın Resulü? Onlar sizin azadlılarınızdır..Onlar sizdendir. Yani Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır...Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin ve karşılıklı sözler tutulsun..." Onlar Mutik'a çıkacaklar, müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler...Müşrikler öbür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarına duracaklar... Aralarında savaş olacak: her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak;Kıyamet Alametleri, 179
Faris yönünden gelecek olan: Burada iran kuvvetlerine dikkat çekiliyor.
Faris : İran -İranli (Büyük Lugat)
Yaziya inecekler: Ovalık-Irak Ovasi
Mutik : Yöredeki bir dağın adı.
Rakabe : Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir.
Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kuramayacaktır... :
Bir tevili şudur ki: İki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor. Bu anlaşmazlık sebebiyle, yazıya (yazı: Irak Ovası) inilecek ve savaş başlayacak
Faris : İran -İranli (Büyük Lugat)
Yaziya inecekler: Ovalık-Irak Ovasi
Mutik : Yöredeki bir dağın adı.
Rakabe : Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir.
Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kuramayacaktır... :
Bir tevili şudur ki: İki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor. Bu anlaşmazlık sebebiyle, yazıya (yazı: Irak Ovası) inilecek ve savaş başlayacak
Afganistan'ın İşgali
Ebu Ganem Küfi, Fitende Hz. Ali'den tahric etti. O şöyle dedi:
Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır.
Onlar ahirzaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 59
Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır.
Onlar ahirzaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 59
Bir tevili sudur ki:
"Talikan"a yazık oldu..."
Burada Afganistan'ın Mehdi zamanında işgal edileceğine işaret ediliyor. Rusların Afganistan'ı işgali 1979 yılı, gerçekten de Hz. Mehdi'nin çıkış yılı olan (Hicri 1400= Miladi 1979) hicri yüzyıl başına karşılık gelmektedir. (Allahualem)
"Talikan"a yazık oldu..."
Burada Afganistan'ın Mehdi zamanında işgal edileceğine işaret ediliyor. Rusların Afganistan'ı işgali 1979 yılı, gerçekten de Hz. Mehdi'nin çıkış yılı olan (Hicri 1400= Miladi 1979) hicri yüzyıl başına karşılık gelmektedir. (Allahualem)
"...Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır..." diye devam eden rivayetin ikinci bölümü ise Afganistan'ın maddi zenginlik kaynaklarına dikkat çekmektedir. Bugün Afganistan'da çesitli sebeplerle işletmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madeni varlığı tesbit edilmiştir.
Hadis-i şerifin son kısmında da orada (Afganistan'da) Allah'ı hakkıyla bilen güçlü müminlere, dinsizlere karşı savaşan Afgan mücahidlerine dikkat çekiliyor ve bunların ileride Hz. Mehdi'nin (a.r.) yardımcısı olacaklarına işaret ediliyor.
Fırat'ın Suyunun Kesilmesi
"Ikdiddurer"de zikredilen Mehdi'nin alametlerindendir:
Fırat nehrinin durdurulması
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,39
Fırat nehrinin durdurulması
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,39
Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet olunduğuna göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmustur:
Fırat (nehrinin suyu çekilerek) kıymetli altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa, ondan birsey almaya ugraşmasın!. (Çünkü ihtiyar dünyanin ömrü sona ermiş bulunacaktır.)
Sahih-i Buhari, 12/305
Fırat (nehrinin suyu çekilerek) kıymetli altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa, ondan birsey almaya ugraşmasın!. (Çünkü ihtiyar dünyanin ömrü sona ermiş bulunacaktır.)
Sahih-i Buhari, 12/305
...Ebu Hureyre'den (r.a.) naklen rivayet etti ki: Resulullah (s.a.v.) : Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Insanlar onun için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek, onlardan her adam, "keşke kurtulan ben olsaydım" diyecektir buyurmuslar.
...Ebu Hureyre'den (r.a.) naklen rivayet etti ki: Resulullah (s.a.v.) Fırat’ ın altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. Şimdi orada kim bulunursa, ondan birsey almasin! buyurdular.
Sahih-i Müslim 11/320
...Ebu Hureyre'den (r.a.) naklen rivayet etti ki: Resulullah (s.a.v.) Fırat’ ın altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. Şimdi orada kim bulunursa, ondan birsey almasin! buyurdular.
Sahih-i Müslim 11/320
Yine Ebu Hureyre (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa ondan bir şey almasın.
Ebu Hureyre (r.a.) dan , Resulullah(s.a.v.) dan bir önce geçen hadisin benzeri rivayet olundu. Şu kadar ki bu rivayette,
Fırat Nehri bir altın dağını açığa çıkarır, dedi.
Sünen-i Ebu Davud, 5/116
Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa ondan bir şey almasın.
Ebu Hureyre (r.a.) dan , Resulullah(s.a.v.) dan bir önce geçen hadisin benzeri rivayet olundu. Şu kadar ki bu rivayette,
Fırat Nehri bir altın dağını açığa çıkarır, dedi.
Sünen-i Ebu Davud, 5/116
Yine Ebu Hureyre Hazretleri naklediyor. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
(1) Fırat nehrinin suyu çekilip (2) altundan bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz (3) Bu hazine üzerine kital vukua gelir, her yüzden doksan dokuzu ölür. (Kitale iştirak edenlerden) Her kişi yalnız ben halas-kurtulma-olacağım, diye ümitlenir.
Diger bir rivayette: "Fırat nehrinin suyu çekilerek altun hazinesini açıklamasi zamanı yaklaşiyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın. Aksi takdirde ya ölür veya öldürür."
(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmislerdir.)
Riyazi's Salihin, 3/332
(1) Fırat nehrinin suyu çekilip (2) altundan bir dağ meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz (3) Bu hazine üzerine kital vukua gelir, her yüzden doksan dokuzu ölür. (Kitale iştirak edenlerden) Her kişi yalnız ben halas-kurtulma-olacağım, diye ümitlenir.
Diger bir rivayette: "Fırat nehrinin suyu çekilerek altun hazinesini açıklamasi zamanı yaklaşiyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın. Aksi takdirde ya ölür veya öldürür."
(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmislerdir.)
Riyazi's Salihin, 3/332
... Bir tevili şudur ki:
(1) Fırat nehrinin suyunun çekilip... Suyuti hazretlerinin kitabında bu hadis "suyun durdurulması olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Baraji, Fırat Nehrinin suyunu durdurmus, kesmiştir.
Burada "suyun durdurulmasi" ifadesiyle "Baraj"a dikkat çekilmektedir. (Allahualem) çünkü baraj suyun akışını durdurmakta, suyu önünde biriktirmektedir. Su elektrik enerjisine çevrildikten sonra akmaya devam etmektedir.
(2) .. altundan bir dağ meydana çıkmadıkça...Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan suyun arazıde kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım kolaylığınn sağlanması gibi sebeblerle, buradaki topraklar "altun" gibi kıymetli hale gelebilir.
Bu kısmın ikinci bir tevili şudur ki:
Yukarıdakı şematik çizimde de görüldüğü gibi baraj, betondan dev bir dağı andırmaktadır. Bu barajdan (hadis-i şerifteki benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla baraj "altın bir dağ" hususiyetini kazanmaktadır. (Allahualem)
(3) .. Bu hazine üzerinde kital (Bir çok kişinin ölümüne sebep olan kavga) vukua gelir
Bu kısmın tevili şudur ki:
Baraj tahvillerinin altın kıymetınde, fakat faiz hükmünde olduğundan alınmaması olabilir. Baraj tahvili sahiplerine zarara girilse bile para verildiğinden faiz işlemi yapılmış olmaktadır. Bu da dinimizce haramdır. Bu tahvillerin satıldığı, kapışıldığı zamanda bölgede kital olabilir, kan akabilir. (Allahualem)
(1) Fırat nehrinin suyunun çekilip... Suyuti hazretlerinin kitabında bu hadis "suyun durdurulması olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Baraji, Fırat Nehrinin suyunu durdurmus, kesmiştir.
Burada "suyun durdurulmasi" ifadesiyle "Baraj"a dikkat çekilmektedir. (Allahualem) çünkü baraj suyun akışını durdurmakta, suyu önünde biriktirmektedir. Su elektrik enerjisine çevrildikten sonra akmaya devam etmektedir.
(2) .. altundan bir dağ meydana çıkmadıkça...Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan suyun arazıde kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım kolaylığınn sağlanması gibi sebeblerle, buradaki topraklar "altun" gibi kıymetli hale gelebilir.
Bu kısmın ikinci bir tevili şudur ki:
Yukarıdakı şematik çizimde de görüldüğü gibi baraj, betondan dev bir dağı andırmaktadır. Bu barajdan (hadis-i şerifteki benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla baraj "altın bir dağ" hususiyetini kazanmaktadır. (Allahualem)
(3) .. Bu hazine üzerinde kital (Bir çok kişinin ölümüne sebep olan kavga) vukua gelir
Bu kısmın tevili şudur ki:
Baraj tahvillerinin altın kıymetınde, fakat faiz hükmünde olduğundan alınmaması olabilir. Baraj tahvili sahiplerine zarara girilse bile para verildiğinden faiz işlemi yapılmış olmaktadır. Bu da dinimizce haramdır. Bu tahvillerin satıldığı, kapışıldığı zamanda bölgede kital olabilir, kan akabilir. (Allahualem)
Ramazan Ayında Ay ve Güneş Tutulmaları
Mehdi için 2 alamet vardir ki, bunun birincisi, Ramazanın birinci gecesi, ayın ikincisi de ortasında güneşin tutulmasıdır.
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 49
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 49
Ramazanın birinci gecesi Ay ortasında Güneş tutulacaktır.
Kıyamet Alametleri 199
Kıyamet Alametleri 199
Onun saltanatı zamanında, ramazan ayının on dördünde Güneş tutulacaktır, o ayın ilkinde ise Ay kararacak...
Mektubat-i Rabbani, 2/1163
Mektubat-i Rabbani, 2/1163
..Güneş’in oruç ayının ortasında, Ay'ın ise sonunda tutulması,
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,38
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,38
Ramazan'da iki defa ay tutulması olacaktır.
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,53
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,53
Mehdi'nin gelişi Razaman ayında Ay'ın iki kere tutulmasına sebep olacaktır.
Kıyamet Alametleri , 200
Kıyamet Alametleri , 200
Mehdi'nin çıkmasından önce bir ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır.
Ölüm-Kiyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.440
Ölüm-Kiyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.440
bir tevili şudur ki:
Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi bedahet derecesinde anlaşılacak bir alamettir. Bu alamet, tevbe kapısını kapatacağından tefsiri ve manası açıktır, tevil edilmeye ihtiyacı yoktur.
Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi bedahet derecesinde anlaşılacak bir alamettir. Bu alamet, tevbe kapısını kapatacağından tefsiri ve manası açıktır, tevil edilmeye ihtiyacı yoktur.
Fakat diğer kıyamet alametleri zuhuru sırasında imtihan devam ediyor olacağından bu alametlerin anlaşılması, herkesin mecburen tasdik edeceği bir derecede bedihi (açıkça) olmaz. Yoksa herkes kabul eder, imtihan ortadan kalkmış olur. Bu sebeple "Güneşin batıdan doğmasi" hariç bütün kıyamet alametleri, ihtiyar dairesinde (aklın sınırları içinde) adetullaha uygun bir biçimde gerçekleşir.
(Adetullah: Allah'ın adet üzere meydana getirdiği olaylar, koyduğu değişmez kanunlar.)
Yukarıdaki rivayetlerde de bu durumu gözönünde bulundurmak gerekiyor. Çünkü hem ramazan ayının ortasında güneş tutulması, hem de bir ay içinde Ay’in ve Güneş’in iki kere tutulmasi adetullaha münafi (zit, uymaz) bir durumdur, normal olarak imkansiz bir hadisedir.
Eğer bu hadiseler gerçekten rivayetlerde tarif edildiği gibi zuhur etse, (ki buna Hz. Allah'ın c.c. gücü elbette yeter, fakat bu sefer) aklın ihtiyari alınacak, inanan-inanmayan herkes tasdike mecbur kalacak, böyle bir durum da Hz. Allah'ın imtihan sırrına ters düşecekti. Esasında dikkat edilirse bu rivayetler arasinda dahi mütenakiz bir durum göze çarpar. Yukaridaki 1,2 ve 3. rivayetlerde Ay, ramazanın birinci günü, 4. rivayette ise sonuncu günü tutulacaktır. Böyle bir hal ile karşılaşıldığında bu iki değişik rivayetten birini seçip, diğerini bırakamayacağımıza göre (Allahualem) yapılacak en uygun şey, aynı hadiseye bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri araştırmak olacaktır. Bunlar;
1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.
2. Bu tutulmalar ortalı, yani 14-15 gün arayla olacaktır.
3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.
Bu tesbitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29.günü de Güneş tutulmuştur. Yine 1982 yılında (Hicri-1402'de ) Ramazan ayının 14.günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.
Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazanın tam ortasında Dolunay halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de pek manıdardır.
Bu hadiselerin Hz. Mehdi'nin diğer çıkış alametleriyle aynı zamanlarda zuhur etmesi ve Hicri yüzyıl başının hemen başlarında, üstüste iki yıl harika bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu hadiseler olabileceğine dair zanlarımızı iyice kuvvetlendirmektedir.
Kuyruklu Yıldızın Doğması
O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 53
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 53
Mehdi'nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan, Kuyruklu bir yildız doğacaktır. Kıyamet Alametleri s,200
O yıldızın doğması, güneş ve ay tutulmasından sonra olacaktır.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32
Bir tevili şudur ki:
1986 yılında yani hicri 1406 da görülen "Halley" kuyruklu yıldızı hadis-i şerifte belirtildiği gibi hem parlak bir yıldızdır, hem seyir yönü doğudan batıya doğrudur, hem de (1981 ve 1982 yıllarında meydana gelen) ay ve güneş tutulmaları hadisesinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu yıldızın doğusunun Hz. Mehdi'(a.r.)nin diger çıkış alametleri ile de aynı zamanda zuhur etmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğuna dair zanlarımızı (Allahualem) iyice kuvvetlendirmektedir.
1986 yılında yani hicri 1406 da görülen "Halley" kuyruklu yıldızı hadis-i şerifte belirtildiği gibi hem parlak bir yıldızdır, hem seyir yönü doğudan batıya doğrudur, hem de (1981 ve 1982 yıllarında meydana gelen) ay ve güneş tutulmaları hadisesinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu yıldızın doğusunun Hz. Mehdi'(a.r.)nin diger çıkış alametleri ile de aynı zamanda zuhur etmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğuna dair zanlarımızı (Allahualem) iyice kuvvetlendirmektedir.
Şark tarafından bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir. Onun her günkü irtifi (geçis yönü) lesriktan mağribedir. (doğudan batıya doğrudur)
Mektubat-i Rabbani, 2/258
Bu kuyruklu yıldızın geçis devrelerinde çok önemli hadiseler meydana gelmistir. Bunlardan bir kismi rivayetlerde bildirilmiştir.
Bu yıldız ilk çıktığında;
Hz.Nuh (a.s.) kavmi helak olmuştur.
Hz.İbrahim (a.s.) ateşe atılmıştır.
Hz. Musa (a.s.) ile uğraşan Firavun ve kavmi yok edilmiştir.
Hz.Yahya (a.s.) öldürüldüğünde de görülmüştür.
Siz o yıldızı gördüğünüzde fitnenin şerrinden Allah'a sığınınız.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,32
Bu yıldız geçtiğinde meydana gelen diger önemli hadiseler de şunlardır.
Hz. İsa (a.s.) efendimiz doğmuştur.
Resulullah (s.a.v.) efendimize ilk vahiy gelmeye başlamıştı.
Osmanlı Devleti tarih sahnesinde yer almaya başlamış.
İstanbul Fatih tarafindan fethedildiğinde de bu yıldız görülmüştür.
Kabe Baskını Ve Kabe'de Kan Akıtılması
Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler. Hep birlikte Beyt-i Serif’i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.
Naim b. Hammad Abdullah b. Amr'dan tahric etti. O söyle dedi: İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın Hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 35
Hz. Mehdi'nin çıkış yılı rivayetlere ve ulemanın izahlarina göre H.1400 yılı başlarındadır.
Yukarıdaki rivayette "O’nun çıkacağı yıl" da denerek, Mehdi'nin çıkış tarihinde meydana gelecek olan Kabe baskınına dikkat çekilmektedir. (Alahualem) Gerçekten de Kabe baskını hadisin ihbarına tam uygun bir şekilde H.1400 yılının hemen başında (1, Muharrem 1400/ 21 Kasim 1979) meydana gelmiştir. Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suud askerleri ile saldirgan militanlar arasinda meydana gelen çarpismada 30 kisinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kismini da dogrulamistir.
Dani, Sehr b. Havseb'den tahric etti. Dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Ramazanda bir seda, Şevval’de bir ses, Zilkade’de kabileler arasinda savaş olur. Hacılar talana uğrar. Mina'da ölülerin çok olacaği bir savaş olur, öyleki orada taslari kan gölü içinde birakacak kadar kan akar.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 31
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 31
Ramazan'da bir seda olur. Şevval'de de bir seda olur. Zilkade'de kabileler çarpışır. Zilhicce'de hacılar talana uğrar. Muharrem'de gökten söyle nida olur. "Dikkat ediniz. Filan kimse Allah'ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiniz ve ona uyunuz.
Ramuz El Hadis 2/518
Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konusmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak. Hacılar soyulacak, kanları akacak.
Kıyamet Alametleri, 166
Naim b. Hammad ve Hakim, Amr b. Şuayb'dan tahric ettiler:
Zilkade ayında kabileler savaşır, hacılar kaçırılır, melhameler olur.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-ilAhir Zaman , 34
"Ikdiddurer" isimli kitaptaki alametlerden:
(3) Sevval'de savaş nidalari, (2) Zilhicce'de harb ve kital olur, yine (1) Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beytül Muazzam'in yanında büyük günahlar işlenir.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 37
(3) Sevval'de savaş nidalari, (2) Zilhicce'de harb ve kital olur, yine (1) Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beytül Muazzam'in yanında büyük günahlar işlenir.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 37
(1)...Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzama'nın yanında büyük günahlar işlenir.
(Allahualem) Burada, 1407 yılı Zilhicce ayında (Hac mevsiminde), Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) yanında çıkan hadiseye dikkat çekiliyor. Bu hadisede caddelerde gösteri yapan Hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş, çok fazla kan akıtılmıştır. Beytül Muazzama'nın yanında, müslümanların (Suudi Arabistan askerleri ile iran'lı Hacıların) birbirlerini öldürmeleri ile büyük günahlar işlenmiş, haramlar çiğnenmiştir.
Not: Bir önceki hadiste anlatılan hadise 1 Muharrem 1400'de Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) bizzat içerisinde olmuştu: 1407'nin Zilhicce ayındakı hadise ise, Beyt-ül Muazzama'nın yanında olmuştur. Her iki hadise de rivayetlerin işaretine uygun bir şekilde gerçekleşmiştir
Not: Bir önceki hadiste anlatılan hadise 1 Muharrem 1400'de Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) bizzat içerisinde olmuştu: 1407'nin Zilhicce ayındakı hadise ise, Beyt-ül Muazzama'nın yanında olmuştur. Her iki hadise de rivayetlerin işaretine uygun bir şekilde gerçekleşmiştir
(2)... Zilhicce'de harb ve kital olur.
Bu harb ve kitallerin, hacıların öldürülmesi ile aynı yerde zikredilmesi, hadiselerin birbirleri ile bağlantılı olabileceğine işaret olabilir. Burada harbten kasıt İran-Irak savaşı, kital'den kasıt da birçok masum insanın sebebsiz yere katledildiği anarşistlerin güney-doğu ve diğer yerlerde yaptığı katliamlar olabilir. (Allahualem)
(3) .. Sevval'de savaş nidaları olur.
Yine aynı zamanlarda Basra Körfezi’ndeki gerginliği, İran-Amerika arasındakı gerginleşme ve savaş durumuna dikkat çekilmiş olabilir. (Allahualem)
“Ikdiddurer” isimli kitabta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:
“Ikdiddurer” isimli kitabta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:
Doğu Tarafından Bir Ateşin Görünmesi
“Ikdiddurer” isimli kitabta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:
Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad (alışılmışın dışında) şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32
Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad (alışılmışın dışında) şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32
Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek, gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaska bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek.
Kıyamet Alametleri, 166
Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in çıkmasını bekleyiniz, inşaAllah-ü Teala, bir münadi Mehdi'nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyleki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.
Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 32
Hadis-i Serif'te Resul-i Ekrem Efendimiz:
Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu.
Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, 461 Kıyamet Alametleri, 289
Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, 461 Kıyamet Alametleri, 289
Mehdi'nin çıkış öncesi alametlerinden olan bu ateş hakkında kısa bir açıklama yapmak yerinde olacaktır. Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi, peygamberimizin hadislerinde tarifi yapildığı üzere, herkesin açıkça görüp anlayabileceği bir şekilde meydana gelecek tek alamettir. Bunun dışında meydana gelecek bütün kıyamet alametleri (Ateş de dahil) aklın ihtiyaini almayan, adetullaha uygun alametlerdir. Bazı safi kalpli müslümanlar bu ateşi; sebebsiz yere birdenbire ortaya çıkan, sönme nedir bilmeyen, hatta herkes tarafindan bulunduğu yerden mutlaka görüleceği tarzda, harika bir alamet olarak beklemektedir. Halbuki dünya bir imtihan ve müsabaka yeridir demiştik. Bu alametlerin meydana gelişi sırasında da imtihan devam ettiğinden onların anlaşılması, herkesin mecburen kabul edeceği bir açıklıkta olmaz, ta ki insanlar aklını, vicdanini, iradesini kullanarak karar verebilsinler, gerçek kimlikleriyle ortaya çıksınlar. Seçme hürriyeti kalmazsa, onlara teklif götürülemez. Şayet kıyamet alametleri ile ilgili hadisler en ince ayrıntısına kadar (mesela; hangi şehirde, kaç tarihinde, ne şekilde çıkacağı) anlatılsaydı (ki peygamberimiz hepsini biliyordu, fakat bu sefer) herkes mecburen kabul eder, insanlar arasında derece farkı kalmazdı. Bu hikmet sebebiyle kıyamet alameti hadisleri özellikle yarı kapalı bir şekilde bildirilmiştir. Ateş alametini de bu sekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bir ateş sebebsiz yere çıkmaz, ya bir kaza, ya bir patlama gibi kasıt veya ihmal neticesinde çıkar. Mehdi'nin çıkış alameti olarak söylenmesi, onun çok garip ve olağanüstü bir alamet şekilnde çikmasını gerektirmez. Önemli olan bu ateşin, hadiste tarif edilen ateşin özelliklerine uygun olarak çıkmasıdır. Bu ateşi tanımak ve tespit edebilmek için yapılacak ilk iş, özelliklerinin ortaya çıkartılmasıdır.
Bilindiği gibi Temmuz 1991 yılında Irak'ın Kuveyt'i işgali sonrasında, Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezini çok büyük bir ateş sarmıştır.
-Kuveyt’de yanan petrol, insan ve hayvanlar arasında ölüme sebep olmaktadır. Uzmanlara göre günde yarım milyon ton petrol duman olarak atmosfere karışmaktadır. Her gün 10 bin tondan fazla is, kükürt, karbondioksit ve büyük miktarda, kanser yapıcı özelliği olan hidrokarbonlarfelaket bulutları gibi körfez üzerinde asılı durmaktadırlar.... Yalnız körfez değil, onun sahsında Dünya yanmaktadır.
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, M. Necati Özfatura, sf,175)
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, M. Necati Özfatura, sf,175)
-Ateşe verilen iki kuyu, Türkiye’nin bir günde çıkarabildiği kadar petrol veriyor ve dumanlar 55 km. uzaklıktaki Suudi Arabistan’dan bile görülebiliyor.(Hürriyet 23 Ocak 1991)
-Körfezde sönmeyen felaket haberleri:
Kuveyt’de ateşe verilen yüzlerce petrol kuyusu alev alev yanıyor. Uzmanların “söndürmek son derece zor” dedikleri petrol kuyularındaki yangınınTürkiye’den Hindistan’a kadar olan geniş bir bölgeyi en az 10 yıl süreyle etkileyeceği bildiriliyor.
Ateşe verilen petrol kuyularında çıkan alev ve dumanlar atmosferi devamlı kirletmektedir. Kuveyt gündüzleri gece manzarası arzetmektedir. Alevlerle birlikte yükselen füme rengi duman, Kuveyt semalarında sonbahardan kış mevsimine geçişi hatırlatıyor.... Kuveyt’in tamamının yaşanılır hale gelmesi için en az bir senelik bir zamana ihtiyaç vardır. Kilometrelerce uzaktan görülen alevlerle birlikte yükselen dumanlar, Kuveyt semalarını tamamen kaplıyarak ülkeyi yaşanmaz hale getirmekte ve varlıklı olanlar Kuveyt’i terketmektedirler.
Dahran’daki araştırma merkezi müdürü Abdullah Dabbag’in NewYork Times’da çıkan açıklamasına göre, Basra Körfezindeki kirlenme neticesinde 106 tür balık, 180 tür yumusakçalar ve bölgede yaşayan 450 tür hayvan yaşama savaşı vermektedir. 600 petrol kuyusundan yükselen dumanların komşu ülkelere yayıldığı, ayrıca kükürt gibi kansorejen maddeler ihtiva eden dumanların asit yağmuruna dönüşerek tarımda verimi azalttığı açıklanmaktadır.(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, sf, 171)
Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir.
Berehut: Bir vadi veyahut bir kuyu adıdır. (Kamus Tercemesi c. 1- s.550) Hadis-i şerifin ilk kısmında ates için "sönük bir vaziyettedir" denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasiyla meydana gelen bir durum olduğuna göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir. Burada toprak altından çıkarılan petrole işaret edilmektedir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusudur. Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline geliyor.
O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar.
O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateş.
O ateş insanları, malları yakar bitirir.
O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep oluyor. Bunun yanında malları yakarak maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir.
Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır.
O ateşin, "rüzgar ile bulut gibi uçan" kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılıyor.
Geceki sıcağı, gündüzki hararetinden daha şiddetlidir.
O ateş hem gündüz, hem gece devamlı yanıyor.
O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyururdu.
O ateş çok yükseklere kadar tırmanıyor ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geliyor.
Gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak.
Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın mutad üzere alışık olduğu kırmızı "Tan" aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır.
Tan: Güneş doğarken ve batarken oluşan ve güneşin aydınlatma gücünün zayıflayıp, beyaz ışıktan kırmızı ışık yayar duruma geldiği vakitlerdeki hali.
Büyük Olayların ve Hayret Verici Şeylerin Meydana Gelmesi
Onun zamanında büyük hadiseler vuku bulacak.
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,27
El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,27
Onun zuhur mebdeleri ve mukaddimeleri Resulullah (s.a.v.) efendimizin irhişatına benzer.
Mektubat-i Rabbani , 2/258
Mektubat-i Rabbani , 2/258
İrhişat: Resulullah (s.a.v.) efendimizin nübüvvetinden evvel zuhur eden harikulade haller ki, bunlar peygamberliğine delil teşkil eden hadiselerdendir.
Resulullah (s.a.v.) efendimizin doğumundan önce büyük ve harika haller zuhur etmişti. Doğduğu gece yeni bir yıldız doğmus; Kisra'nın (İran Padişahları) sarayının 14 burcu yıkılmış; İran'da 1000 yıldır yanmakta olan Mecusi ateşi sönmüş; Semavi Vadisi sel suları altında kalmış, Save Gölü kurumuştu v.s... Yukarıdaki rivayetlerde işaret edildiği gibi, Mehdi'nin zuhuru da, Peygamber efendimizinkine benzeyecektir. O'nun zuhurundan önce de büyük ve harika haller, olaylar olacaktır.
Rivayetlerin işaretine göre Mehdi'nin zuhur yılı olan H.1400 (Miladi 1979) yılı başlarında cereyan eden büyük ve harika olaylar:
- Kabe basıldı ve çok sayıda Müslümanın kanı akıtıldı.
- 500 yıllık İran şahlığı yıkıldı ve İran Şahı Rıza Pehlevi öldü.
- Hindistan'ın Bombay kentinde bir fabrikadan sızan gaz 20.000 kişinin ölümüne yol açtı.
- İki Müslüman ülke olan İran ve Irak arasında 8 yıl sürecek bir savaş başladı.
- Ruslar, Afganistan'ı işgal etti.
- Mexico City şiddetli bir depremle yerle bir oldu.
- Kuzey Kolombiya'daki Nevada Del Ruiz yanardağı 400 yıldır ilk kez patladı. Eriyen kar ve buzun oluşturduğu çamur yüzünden Armero kenti haritadan silindi. 20.000 kişi öldü.
- Bangladeş'teki sel 25.000 kişinin ölümüne sebep oldu.
- Hristiyanlığın merkezi Roma'yı sular bastı.
- 1986'da Çin'de tarihinin en büyük orman yangını oldu.
- Hindistan Başkanı Gandi, Mısır Devlet başkanı Enver Sedat, İsveç Başbakanı Olof Palme öldürüldü.
- Papa II. Jean Paul vuruldu.
- 1980 yılı başlarında ilk AIDS vakaları tespit edildi. Şu ana kadar on binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığa "Çağın Vebası" ismi verildi. AIDS, 1960'larda Amerika'da başlayan ve her çeşit cinsel serbestliği getirmiş olan "Seks Devrimi"ni sona erdirdi.
- 1986'da uzay mekiği Challenger fırlatılışından sonra infilak etti.
- 26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santralında şimdiye kadar görülen en büyük nükleer kaza meydana geldi. Birçok Avrupa ülkesi yayılan radyasyondan etkilendi.
- Ozon tabakasının delinmesi Dünya iklimi üzerinde çok olumsuz etkiler bıraktı.
- Sovyetler Birliği yıkıldı ve Gorbaçov'la birlikte Bağımsız Devletler ortaya çıktı.
- Irak'ın Kuveyt'i ilhak etmesinden sonra Körfez Savaşı başladı.
- Ermenistan'daki depremde kent harabeye dönüştü. 500.000 kişi evini terk ederken, ölü sayısı 40.000'i aştı.
- 1989 yılında Çin'de komünist bölükler tanklarla öğrencilerin üzerine yürüdü, Tiananmen meydanında 2000 öğrenci öldü.
- Soğuk Savaşın sembolü olan Berlin duvarı inşasından tam 28 yıl sonra yıkıldı.
- 1990 yılında Kabe'deki tüneldeki izdihamda 1400'den fazla hacı hayatını yitirdi.
- 1991 yılında Bangladeş'te meydana gelen sellerin sonrasında 120.000'in üstünde kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı.
- Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüzbinlercesi yurtlarından çıkarıldı.
- Ebola virüsü on binlerce kişinin ölümüne sebep oldu.
- El Nino tüm dünya ülkelerine çok büyük felaketler getirdi.
- Son 20 yıldır Amerika'da fırtınalar, kasırgalar, hortumlar ve seller durmak bilmedi. Binlerce insan öldü, milyonlarcası evini terk etti ve zarar her seferinde milyar dolarlarla ölçüldü.
- 19 Ekim 1987'de Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.
- 19 Nisan 1995'de ABD'nin Oklahoma kentindeki Federal Binaya yapılan bombalı saldırıda 168 kişi öldü.
- 22 Mart 1997'de Hale-Bopp kuyruklu yıldızı, saatte 160 km. hızla Dünya'nın 195 milyon km. yakınından geçti. Çıplak gözle izlenebilen Hale-Bopp'un geçişi, tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.
- 10 Mayıs 1997'de İran'daki 7.1 şiddetindeki depremde 1500 kişi öldü.
- 4 Şubat 1998'de Afganistan'daki 6.1 şiddetindeki depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
- 25 Ocak 1999'da Kolombiya'daki 6 şiddetindeki depremde 1171 kişi hayatını kaybetti.
- 21 Eylül 1999'da Tayvan'daki 7.6 şiddetindeki depremde 2100'den fazla kişi hayatını kaybetti.
- 11 Eylül 2001'de ABD'ye, tarihin en büyük terörist saldırısı düzenlendi: İki yolcu uçağı, sabah mesaisinin başladığı saatlerde 18 dakika arayla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu iki gökdeleni vurdu. Ardından bir başka uçak Pentagon'a düştü. Saldırıda beş binin üzerinde insan öldü.
- Hindistan'da büyüklüğü 7.9 olan bir deprem meydana geldi ve binlerce kişi yaşamını yitirdi.
- Avrupa'da yaşanan aşırı sıcaklar 10 binlerce insanın ölümüne neden oldu.
- 60.000 senede bir gerçekleşen bir olay meydana geldi ve Mars gezegeni Dünya'ya en yakın konuma geldi.
- 17 Ocak 2002 tarihinde Kongo’daki Nyiragongo Yanardağı patladı. Olayda 100 kişi öldü
- 15 Kasım 2003, İstanbul Şişhane’deki Neve Şalom Sinagogu ile Şişli’deki Beth İsrail Sinagogu’na intihar saldırıları düzenlendi. Sinagoglardaki ayin sırasında bomba yüklü iki ayrı kamyonetin intihar eylemcilerince havaya uçurulmasıyla gerçekleştirilen saldırılarda 25 kişi öldü, 262 kişi yaralandı.
- Kasım 2003'te dünyanın en kurak bölgelerinden olan Mekke'de meydana gelen sel felaketinde 12 kişi yaşamını yitirdi.
- 20 Mart 2003, ABD’nin hala devam eden Irak operasyonu, Bağdat’ı bombardıman ile başladı.
- 20 Kasım 2003, İstanbul’da yine kamyonetli ikiz intihar saldırıları düzenlendi. Levent’teki HSBC Bankası Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu’ndaki İngiltere Başkonsolosluğu’na yapılan saldırılarda 33 kişi öldü, 450 kişi yaralandı. Çok büyük maddi hasar gerçekleşti.
- 26 Şubat 2004 tarihinde Moskova metrosunda meydana gelen intihar saldırısında yaklaşık 40 kişi hayatını yitirdi.
- 12 Mart 2004, İspanya'nın başkenti Madrid'in merkezinde 3 ayrı tren istasyonuna düzenlenen bombalı saldırılarda yaklaşık 200 kişi hayatını yitirdi. Saldırılarda binden fazla kişi yaralandı.
- 3 Eylül 2004, Kuzey Osetya’da yüzlerce kişinin rehin tutulduğu okul binasına Rus güçleri tarafından operasyon düzenlendi. Çoğu çocuk en az 150 kişi öldü, 560 rehine yaralı olarak kurtarıldı.
- Güney Asya’da 26 Aralık 2004 tarihinde 9.0 büyüklüğünde bir deprem ve ardından çok büyük bir tsunami gerçekleşti. Kaybolan hayatların sayısı ölü ve kayıplarla birlikte 288 bir olarak ifade ediliyor.
- 2 Nisan 2005 tarihinde Papa II. Jean Paul hayatını yitirdi.
- 7 Temmuz 2005 tarihinde, İngiltere’nin başkenti Londra, 2. Dünya Savaşı’ndan beri şehri vuran en büyük saldırıyla sarsıldı. Metro ve otobüslere eşzamanlı olarak düzenlenen dört saldırı sonucunda 50’den fazla kişi öldü, yaklaşık 700 kişi yaralandı. 21 Temmuz’da yine dört ayrı eşzamanlı bombalı saldırı girişiminde bulunuldu.
Mehdi'den Önceki Yönetimler
Aranızda "Nübüvvet" Allah'ın istediği kadar sürer, sonra onu kaldırmayı istediği zaman da kaldırır. Sonra Allah'ın sürmesini murad ettiği kadar (otuzyıl) "Nübüvvet yolunda Halifelik" gelir. Sonra kaldırmayı istediği zaman onu kaldırır. Ve Allah'ın istediği kadar devam eden "Şiddetli bir Meliklik" idaresi gelir... Sonra onu kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra "zorba bir idare" gelir. Sonra da "Nübüvvet yolu üzere bir hilafet" gelir.
Rumuz El-Ahadis, 257 (Nesei - Ebu Davud Tayalisi)
Tabarani Kebir'inde.. tahric etti. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Benden sonra halifeler olur. Halifelerden sonra emirler, emirlerden sonra zalim melikler gelir. Son olarak da ehl-i beyt'imden birisi çikar.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 84
Benden sonra halifeler olur. Halifelerden sonra emirler, emirlerden sonra zalim melikler gelir. Son olarak da ehl-i beyt'imden birisi çikar.
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 84
Peygamberimizden (s.a.v.) sonra Mehdi'nin (a.r.) halifeliğine kadar gelecek olan yönetimler şöyle sıralanmıştır.
1. Halifelik devri
2. Meliklik-Sultanlık-Padişahlık devri
3-Zorba bir idare devri
İslam tarihinde Resulullah (s.a.v.) efendimizin vefatıyla birlikte yönetim, Halifeler geçmiştir. Sırasıyla Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (r.a.) efendilerimiz toplam 30 yıl halifelik makamında kalmışlardır.
Sonra başa sırasıyla Emeviler, Abbasiler, Osmanlı Devleti geçmis, bunlarla Meliklik, Sultanlık, Padişahlık devri başlamıştır. En uzun süren devirde bu devir olmuştur. Gerçekten hadisin haber vermesiyle bunlar aynen tahakkuk etmiştir. Bunlardan sonra ise zorba bir idarenin geçeceği bildirilmektedir. Bugün bu zorba yönetim, birçok "sözde İslami" devlette kendini göstermektedir. Bu yönetimlerde Islam’in esaslarına karşı gelinmekte, müslümanlar mağdur durumda birakiımaktadır.
Bütün bunların ardından başa Hz. Mehdi'nin başında bulunduğu halifelik yönetimi geçecektir.
Mehdi’nin, Halife Olmadığı Bir Dönemde Gelmesi
Dünyada ismi geçecek bir halife kalmayıncaya kadar çıkmayacaktır.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, 54
El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, 54
O'nun çıkacağı yıl insanlar hacca başlarında bir emir bulunmadan gidecekler.
Kiyamet Alametleri, 168437
Kiyamet Alametleri, 168437
Mehdi'nin (a.r.) zuhur edeceği dönemde İslam ümmetinin başında bir halif bulunmayacağı bildirilmektedir. Hicri 1300 tarihine kadar müslümanların başında bir halife bulunmaktaydı, fakat daha sonra bu müessese kaldırıldı. Mehdi (a.r.) hadisin tarif ettiği böyle bir dönemden sonra çıkacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder